
Fransa Cumhurbaşkanı Ermenistan'a bir ziyaret yapıyor. Burada Ermenilerin "Sözde Soykırım Anıtını" ziyaret edip göz yaşı döküyor. Hemen ardından Fransa meclisi "Ermeni Soykırımı Yoktur" demeyi suç sayan bir yasayı kabul ediyor. 301.nci maddeden dolayı bizi kınayan sıkıştıran AB; İnsan Haklarına açıkça karşı olan bu yasayı kınamıyor bile. Türkiye Cumhuriyeti bu olayları seyrediyor. En sonunda da hamasi laflarla Fransa'yı "LÜTFEN" kınıyor. Gösteri yapmak isteyenleri ve Fransız ürünlerini boykot etmek isteyenleri Türkiye Başbakanı engellemeye çalışıyor.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs AB Sanayi görüşmelerinde Türkiye'ye veto hakkını kullanıyorlar. Hükümet AB'ye rest çekip,"Almayacaksanız Alın birliğinizi başınıza çalın" demiyor, diyemiyor.
Fransa'da Ermeni Soykırımının oylandığı günün ertesi Ermenistan sınırından Türk Sınırına ateş açılıyor. Açıkça tahrik edilen ülkemiz bu konuda uluslararası çapta herhangi bir girişimde bulunmuyor.
Kazakistan'da yüzlerce Türk işçisi insanlık dışı bir saldırıya uğruyor. Öldüresiye dövülen işçiler ertesi gün ekmek parası kazandıkları işlerini bırakıp geri dönüyor. Türkiye ve Kazakistan hükümetleri olayın abartıldığını düşünüyor.
Bizde merak ediyoruz. Türkiye'nin onuru ve gururunu ayaklar altına almak bu kadar kolay mı? Dün tüm dünyanın saygı duyduğu ülke nasıl Ermenistan, Kazakistan gibi iki gün önce kurulan ülkerin oyuncağı oldu? Bu ülkenin dışişleri yokmu? Kafamıza geçirilen çuvalı çıkartmak bu kadar zor mu?
|